Translate

12 Nisan 2011 Salı

NEYE NİYET ESKİYE KISMET

Pazar sabahı hava güneşli ama hafifçe rüzgarda var dışarda. Pazar mahmurluğu üstümde tatilya benim kuzucuklar gezme hazırlığında, canım hiç dışarı çıkmak istemiyor ama onlarıda kırmak istemiyorum. Onların gönlünde jetonlu oyuncaklara binip top havuzunda oynamak var ama tıklım tıklım alışveriş merkezinde süslü vitrinlere bakmak gelmiyor hiç içimden. Bütün gün yastığımla yorganımla sarmaş dolaş olmak istiyorum.Ama nafile... Kıyamıyorum kuzucuklarıma, dışarı çıkıyoruz eşim hadi bu hafta değişiklik yapalım tarihi yerleri gezelim diyor. İlk durak Yeşil Türbe. Bursaya gelenler mutlaka bilirler Yeşili ve yeşil türbeyi, gelmeyenler ise mutlaka duymuştur yeşil camii inin dünya ya bile nam salmış çinileriyle ünlü olduğunu.Bu mekan ayrı bir huzur verir insana,tarih kokar buram buram birde fazla bilen olmaz ama islam müzesi vardır burada bizde türbe ziyaretinden sonra buraya uğradık şansımıza kapalıydı ama buranın kapalı olması bizim yepyeni bir dünyayla tanışmamıza vesile oldu. Yolda yürürken 4-5 dükkan görüyorum sıralı sıralı. Vitrininde eski bi plak çarpıyor gözüme hadi dükkanlara bakalım diyoruz.İşte orada bu sıra dükkanlarda meğer bi tarih yatıyormuş. Eskilere ve tarihe merakım ezelden beri vardır. Ama hiç bir zaman bi antikacı yada eski şeyler satan bir dükkana girmişliğim yoktur.
Dükkana girdiğimde çok şaşırıyorum. Eskiye dair ne ararsanız toplanmış buraya. osmanlı tarihinden tutunda yakın geçmişimize dair bir çok şey var. Çoğunuda aslında gözüm ısırıyor hep bir yerlerden. Rahmetli babaannemin bu ürünler gibi bir çok eşyası vardı. Tahta oymalı kaşıklıklar,bakır sahanlar, eski mutfaklarda buzdolabı olmadığı için kullanılan sarpınlar. Birden nasıl kızıyorum kendime o eşyaların çoğu eski diye koymaya yer yok diye bi şekilde atılmıştı çünkü zamanında. şimdi bu dükkanlarda bu ürünleri görmek ve insanların bu ürünlere gerçekten hatırı sayılır paralar vermesi şaşırtıyor beni. Elindekinin kıymetini bilememenin pişmanlığı kaplıyor içimi. Yazarken bile üzülüyorum şuan. Sonra bi çiftle tanışıyoruz gezerken.Çift tam bi antika meraklısı emekli olmuş öğretmen hanım ve kimya mühendisi eşi yaşlı ama sevimli insanlar bizim merakımızı görünce bizi gerçek antikaların bulunduğu çarşıya götürmeyi teklif ediyorlar bizde bu tanımadığımız insanların peşine düşüyoruz ailece.




Bu dükkanlara girince şaşkınlığım bir kat daha artıyor. neler yokki bu dükkanlarda. Osmanlı zamanından kalma sandıklar, eski gürcü gelinlere ait başlıklar, gene osmanlı zamanından kalma oymalı cumba(resimde görünen),üzerinde osmanlıca bir tarih atılı olan ve bir ressama ait olan resim defteri en çok dikkatimi çekenler arasına giriyor. Tabi yakın tarihimize ait eşyelarda var eşim daha çok onlarla ilgileniyor.
Bu çalışma masasıda en çok dikkatimi çeken ürünler arasına giriyor. Tahmin edersiniz ki fiyatı gayet hatırı sayılır bi miktar şimdilik sadece uzaktan bakmakla yetiniyoruz. Ama antikacıları ve koleksiyoner insanları şimdi daha iyi anlayabiliyorum. Bu gerçekten çok değişik ve zevkli bir hobi. İnsanı başka diyarlara götüren eski eşyalara daha farklı bakmayı öğreten bi merak.




İşte babanemin mutfağında da bulunduğunu söylediğim kaşıklıklar. Eskiye gitmek beni hem mutlu etti hemde bi o kadar hüzünlendirdi. Ama galiba eşimle kendimize yeni bir hobi bulduk. Eski eşyalar. Aslında aklımda yazmak istediğim o kadar çok şey varki uzatıpta sizi sıkmak istemiyorum. sadece mahmurlukla başlayan günlerin sonunda sizinde başınıza güzel şeyler gelmesini dileyerek bu uzun yazımı bitiriyorum ama devamı nı başka potslarda mutlaka pay
laşacağım.

2 Nisan 2011 Cumartesi

Dantel Anglez Hırka







Süper değil mi? iğneyle kuyu kazmak dedikleri bu olsa gerek. Daha fazlası için bu adresi ziyaret edebilirsiniz.

29 Mart 2011 Salı

Katre-i Matem (Matem Damlası)

Müzayededen alınan elyazması bir kitabın anlattıkları olarak başlıyor roman, entrika, sosyal düzensizlik, sefalet, eğlence, lale, aşk ve lale devrini sonlandıran Patrona Halil isyanıyla çözüme ulaşan cinayet... Hem polisiye hem de aşk romanı anlıycanız okumanızı tavsiye ederim.

24 Mart 2011 Perşembe

Metabolizma Hızlandıran Çay

Geçtiğimiz cumartesi akşamı arkadaşlardaydık. Canım arkadaşım Gülay elinde bir bardakla geldi albak dene hem faydalı hem de lezzetli bir şey dedi. İlk önce kokladım ımmm mis gibi tarçın ve karanfil kokusu hemen bir yudum tattım hakikatten öyle mide bulandırıcı yada ağız tadını bozacak bir lezzet değil. Bu ne diye sorduğumda metabolizma hızlandırıcı çay cevabını aldım. Günde 3-4 bardak yemeklerden sonra içmek gerekiyormuş. Sık sık çişe çıkarıyormuş böylelikle kilo verdiriyormuş. Ayrıca bağırsakları da çok güzel çalıştırıyormuş. Ben 3 gündür kullanıyorum kilo verdirir mi bilmem (zaten vermek istemem) ama bağırsak tembelliğime iyi geldiğini söylemeliyim. Çok uzattın tarifi ver diyenler için işte çayımızın reçetesi: 3 lt.su 1 adet elma (kabuklarıyla) 1 adet limon (kabuklarıyla) 8-9 adet tane karabiber 8-9 adet karanfil 1 adet çubuk tarçın. yapımına gelince, 3 lt.suyun içine elmayı ve limonu kabuklarıyla beraber 4'e 5'e bölüp atın, tarçın,karabiber ve karanfili de ekleyip kaynatın. Çay soğuyunca başka bir kaba süzün. Afiyet olsun.

Bebek Elbiseleri











14 Mart 2011 Pazartesi

Bir Pazar Günü

Bursa 9.Kitap Fuarındaydık bugün. Kahvaltıdan sonra, sabah saatlerinde çok kalabalık olmaz ümidiyle hemen kendimizi sokağa attık. Ama havanın güzelliği ve fuarın son günü olması nedeniyle salonlar tıklım tıklımdı.



Bahçeye bir de çadır kurulmuş gözleme, ayran, çay vs. içerde yorulup bunalan soluğu burada alıyordu. Amma ben taktım pideli köfte diye, ille de yicem. Fuardan sonraki durak Küçük Saray Pideli Köftecisi oldu. 1.5 porsiyonu afiyetle löplettim ama bu saate kadar da 5 kupa çay,3 şişe soda ,1 tablet Rennie ile midem anca rahatladı. Yerken çok güzeldi de fazla kaçırdığımın sonradan farkına vardım maalesef P))


Bunlar prensesimin ;




Bunlar kara kuzumun fuar ganimetleri.



Eeee bu puzzlecıkta benim.
















11 Mart 2011 Cuma

Dekoratif Objeler









Bir dergide görüp beğendiğim bu fikirleri sizinle paylaşmak için fotoğraflarını çekmiştim ama küçük bir detay atlamışım derginin ismini ve sayısını bir yere not almamışım herhalde aklımda tutarım diye mi düşündüm ne? malesef yanılmışım :(