Translate
hayattan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayattan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Mayıs 2013 Cuma
Tükeniyoruz...
Tıklım tıklım olmuş, yine de kışlık konserveler gibi üzerine yenilerini ekleyip sıkıştırmaya ve içindekileri eksiltmeden her yeni geleni sığdırmaya çalıştığımız gardıroplarımız...
Açtığımızda başımızı döndüren ve ne yiyeceğimizi şaşırdığımız,içerideki kalabalıktan dolayı hep arkalarda kalıp yemeyi,pişirmeyi hatta varlığını unuttuğumuz,bozulması kaçınılmazgıdalarla dolu,içindekilerin bir kısmını mideye diğer bir kısmını da çöpe indirdiğimiz buzdolaplarımız...
''Azıcık aşım,kaygısız başım.''mantığını çoktan terk ettiğimiz,''Aşırı aşım,kaygısız başım.''duyarsızlığının zirvelerine ulaştığımız tüketim toplumu...Tükettiğimiz sadece paramız,yediğimiz,içtiğimiz ve kullandıklarımız değil,vicdanımız ve insanlığımız aynı zamanda...Gün geçtikçe eksiliyor.Yetinme duygumuzu sözde yaşam merkezleri olan alışveriş merkezlerinde harcıyoruzher geçen gün...İletişimimizi,kasalardaki ''Nakit mi,kredi kartı mı?''sorularıyla köreltip ''Pazarlık sünnettir''den başlayan ''Memleket neresi''diye devam eden,çarşı pazar muhabbetlerini rafa kaldırdık...Alışverişlerimizi aylar süren vadelere bölerken,insani vasıflarımızı,tek slipte ezip geçiyoruz...Sürekli tüketiyor ve hızla tükeniyoruz...Oysaki mutluluk,verebilmek ve paylaşabilmekte gizli...Sürekli almak,bizi daha doyumsuz hale getiriyor. Artık böylesi bir maddiyat dünyasında yaşarken,yenisini vermek iyice zorlaştı da,en azından eve her yeni getirdiğimiz eşyanın ''eskimeyen''eskisini,ihtiyacı olana verebilsek...Vermenin ve paylaşmanın harikalığıyla huzur bulan ruhumuz,ihtiyaç sahiplerini sırtını ısıtan bir hırka olsa ya da çocukları sevindiren bir çikolata parçası...
Tüketiyor ve tükeniyoruz...Haydi,yerimizden kalkalım.''Bir gün mutlaka giyerim''dediğimiz kazaklar,dolap beklemek yerine bir yoksulun soğuk kış günlerini ısıtsın.''Pahalıya aldım,çok kaliteli''dediğimiz elbiseler,hızla aldığımız kilolarla beklediği yerde içine sığılmaz hale geleceğine,bir hanımın bayramlığı olsun.''Hatırası var.''dediğimiz gelinlik ve damatlıklarımız kutularda yer işgal etmek yerine genç kızların ve genç erkeklerin hayallerini süslesin.Geçmiş günlerin hatıraları mutluluklarda yaşar zaten,kutularda hapsetmeye gerek yok ki.
Kullanmadığımız tırnak makasına dahi ihtiyacı olanlar var.''Bir eve bir tanesi yeter.'' diyebileceğimiz eşyalarımızı ya da bilinmeyen bir zamanda giymek üzere beklettiğimiz giysilerimizi gerçekten ihtiyacı olanlar için ayıralım.''İhtiyacı olanı nereden bulabilirim?''diyorsanız,ya çevrenizdeki yardım kuruluşlarına başvurabilir,ya da mahallenizinmuhtarından yardım isteyebilirsiniz.Harekete geçmemiz lazım;daha daha fazla tüketip,tamamen tükenmeden...
Gonca ANIL
Süper Beyin Dergisi Aralık-2012
Hazır bahar temizlikleri başlamışken...belki biraz daha hassas oluruz diye paylaşmak istedim. Hayırlı geceler...
6 Nisan 2012 Cuma
Ne Yazayım Bilemedim
Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında
A.H.Tanpınar
bugünlerde ben.................
5 Ekim 2011 Çarşamba
Bursa'lı Arkadaşlarıma Duyuru
Bursa da yaşayan arkadaşlarıma küçük bir duyuru 16.Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali başladı ayrıntıları burada bulabilirsiniz.29 Ağustos 2011 Pazartesi
1 Ağustos 2011 Pazartesi
Onbir Ayın Sultanı Hoş Geldin.
Allahım bize hayrı işittir ve hayra muttali kıl. Allahım bizi afiyetle rızıklandır ve afiyetlerimizi devamlı kıl. Allahım kalplerimizi takva üzerine birleştir. Bizi sevdiğin ve razı olduğun işleri işlemeye muvaffak kıl.Biliniz ki, varlık ve şuhutta murad O, Allah'dır. O'dur maksad. Ne inkar var ne ret. O bana yeter ve ne güzel vekildir O.
Rabbim dualarımızı kabul etsin, mübarek Ramazan ayımız hayırlara vesile olsun, inşallah.
26 Nisan 2011 Salı
Sinbo Tiftik Temizleme Makinası
Resmini gördüğünüz zımbırtıda tiftik temizleme makinası. Kullanımı çok kolay şarjını dolduruyorsunuz tiftikleşmiş kazak,hırka,tişört vs ne varsa tırt temizleyiveriyorsunuz. Sağa sola dökülen birşey de olmuyor pislikleri haznesinde topluyor sonra boşaltıyorsun. Hem kullanım hem de görünüm olarak epilasyon aletine çok menziyor. Nereden ve ne kadara aldığımı gelince Teknosa'dan 17.90TL ye aldım. Media Markt'de görmüştüm ve aynı fiyattaydı. Bir değişik modeli daha vardı o da 14.90TL di. Bu arada farklı renk seçenekleri de var ben tercihimi liladan yana kullandım.
Etiketler:
denedim beğendim,
denemeye değer,
ev,
hayattan,
ilginç fikirler,
ipucu
1 Şubat 2011 Salı
Zamanla Yarışan Kadınlar
**************Yapboz, "puzzle" gibi bazı kadınların hayatı. Parçalar bir bütüne tamamlanıyor elbet, ama parçalı kalma hali hiç değişmiyor. Bazen kendimi aynı anda havada sekiz top çevirmeye çalışan bir akrobat gibi hissediyorum. Öyle zamanlar oluyor ki, toplar uyum içinde dönüyor, muazzam bir dengede, ahenkle. "Vay be" diyorum kendi kendime , "aynı anda ne çok iş yapabiliyorum". Öyle zamanlar oluyor ki, bütün toplar sözlemiş gibi çıkıyor yörüngeden, hepsi paldır küldür kafama iniyor. Hiçbir şey beceremiyorum. Hiçbir şeyi yapamıyorum.
Aynı anda birden fazla yere yetişme , birden fazla insan olma hallerini erkekler tam olarak bilmiyor. Kadınlara has bir meziyet bu. Hem meziyet hem eziyet. En çok kadınlar bölünüyor. İş, ev, aile, birey, toplum...arasında. Kadın, çok kazanan bir iş kadını da olsa , daha mütvazı şartlarda yaşayan bir memur da olsa aynı bölünmüşlük duygusunu taşıyor içinde. İşteyken aklımız evde, evdeyken aklımız işte. Sofraya konan yemeğin kalitesinden, dolapta diyet kola olup olmamasından kendimizi sorumlu tutuyoruz. Kadınlık karnelerimiz ellerimizde, ha bire kendimize not veriyoruz. Üstelik notumuz da kıt. "Evi çekip çevirme: Orta. Temizlik ve Titizlik: Orta. Düzenli ve Planlı Olma: Kırık."
Bütün gün dışarda çalışsak da bu "evcimen sorumluluk duygusu" değişmiyor nedense. Üstelik ev işleri o kadar " görünmez" faaliyetler ki, siz saatlerce çalışıp didinebilirsiniz, her şeye yetişmek için ter dökebilirsiniz, gene de akşam eşinizin gözünde bütün gün hiçbir şey yapmamış gibi görünebilirsiniz. Ne ikramiyesi var ev işlerinin, ne fazla mesaisi. Ne bonus biriktiriyorsunuz, ne bir yere işleniyor fazla puanlarınız. Miles&Miles kartı yok ev kadınlığının. Senelerce durmadan çalışsanız bile, hiçbir yere bedava uçurmuyorlar ödül olsun diye.
Zaman yetmiyor bize. Adeta koşarcasına, bir yangından kendimizi kaçırırcasına, telaş yaşıyoruz bazen. Aynı anda birden fazla kimliğe bürünüyoruz. Kadınların bir günü erkeklerin üç gününe denk belki de. Biz bir güne üç günün işini sıkıştırıyoruz. Bu yüzden onlardan daha çabuk yaşlanıyoruz.Hiçbir kırışıklık kremi, hiçbir botoks yetmiyor kadınların bölünmüşlüğünü düzeltmeye...
****************
Peki ya biz kadınların zamansal bölünmüşlüğüne ne ad vereceğiz? "Dantel Zaman." Çünkü el emeği göz nuru dantel, dantel örüyoruz zamanı, arada bazı ilmikleri kaçırsak bile....................
FİRARPEREST - Elif ŞAFAK
27 Ocak 2011 Perşembe
Zevkler ve Renkler

Dün akşam maaile annemde yemeğe toplandık.Yemekler yendi, bulaşıklar yıkandı, kahveler içildi. Sırada dizi keyfi var. Bu akşamın dizisi üstüne çok konuşulan tartışılan Muhteşem Yüzyıl Aşk-ı Derun. Dizi seyrediliyor çaylar içiliyor, yorumlar ardı ardına Sevde Sultan (ortanca kuş) hışımla kalkıyor koltuktan "Aaaaaaa bu ne?" diyor "Vıcık vıcık biri Sülüman Sülüman öbürü Hürrem de Hürrem tarihimiz bu mu bizim " deyip fitili ateşliyor. Başlıyor bizde hararetli bir tartışma işte zevkler ve renkler.
Anne Sultan yorum çok kötü yazamıyorum:)))))
Ayşegül Sultan (küçük kuş) " Çok fazla harem yaşantısı ağırlıklı ben böyle beklemiyordum."
Bendeniz tarih meraklısı olarak dizinin arkasındayım ama kabul etmem gerek bu bölüm gerçekten hayal kırıklığıydı.
10 Aralık 2010 Cuma
20 Kasım 2010 Cumartesi
Mim
Sevgili sessiz teyyare (neval'ciğim) tarafından mimlenmişim.Bende dilim döndüğünce sorulara cevap vermeye çalıştım.
En sevdiğim kelime : Bismillahirrahmanirrahim
Nefret ettiğim kelime: Boşver
Ne heyecanlandırır: Seyahatler (yeni yerler görmek) ve kızlarımla ilgili şeyler
Heyecanımı öldüren: Eleştiri
En sevdiğim ses: Kızlarımın sesi
Nefret ettiğim ses: Tahtaya tırnak sürtülmesi
Hangi meslek düşünülemez: Bankacılık yada muhasebe
Hangi doğal yetenek: Resim yapabilmek
Kendim olmasaydım: Herşeye rağmen yine kendim olmak
Nerede yaşamak: Yaşadığım yerden memnunum ama Amerika'da yaşamakta cazip geliyor hani
En önemli kusurum: Gereğinden fazla özverili olmam
En keyif veren huyum: Sabrım
Kahramanım: Malesef bir kahramanım yok
En çok kullandığım küfür: Pek küfür kullanmam ama çok sinirlenirsem sersem yada aptal derim
Şu anki ruh halim: Yorgun - mutlu - ümit dolu
Hayat felsefem: Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol.
Mutluluk rüyam: Kızlarım büyümüş, okuyup meslek sahibi olmuşlar, mutlu yuva kurmuşlar bende torun tombağa karışmışım...
Mutsuzluk: Sevdiklerimin üzülmesi
Nasıl ölüm: Şehit olarak
Mevlamın cennette ne söylemesini isterim: Sevdiklerimi de yanıma almamı
En sevdiğim kelime : Bismillahirrahmanirrahim
Nefret ettiğim kelime: Boşver
Ne heyecanlandırır: Seyahatler (yeni yerler görmek) ve kızlarımla ilgili şeyler
Heyecanımı öldüren: Eleştiri
En sevdiğim ses: Kızlarımın sesi
Nefret ettiğim ses: Tahtaya tırnak sürtülmesi
Hangi meslek düşünülemez: Bankacılık yada muhasebe
Hangi doğal yetenek: Resim yapabilmek
Kendim olmasaydım: Herşeye rağmen yine kendim olmak
Nerede yaşamak: Yaşadığım yerden memnunum ama Amerika'da yaşamakta cazip geliyor hani
En önemli kusurum: Gereğinden fazla özverili olmam
En keyif veren huyum: Sabrım
Kahramanım: Malesef bir kahramanım yok
En çok kullandığım küfür: Pek küfür kullanmam ama çok sinirlenirsem sersem yada aptal derim
Şu anki ruh halim: Yorgun - mutlu - ümit dolu
Hayat felsefem: Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol.
Mutluluk rüyam: Kızlarım büyümüş, okuyup meslek sahibi olmuşlar, mutlu yuva kurmuşlar bende torun tombağa karışmışım...
Mutsuzluk: Sevdiklerimin üzülmesi
Nasıl ölüm: Şehit olarak
Mevlamın cennette ne söylemesini isterim: Sevdiklerimi de yanıma almamı
Neval'ciğime teşekkür ediyorum ve ben de sevgili arkadaşlarım
filizin evi ve bebeğimin cicileri ni mimliyorum.
14 Ekim 2010 Perşembe
Yaratıcı Anne


Finlandiya' da yaşayan sanat meraklısı bayan küçük kızının uyku hallerini renkli konseptlerle fotoğraflayıp bloğunda yayınlıyor. Bu minik kızın daha fazla fotoğrafını görmek isterseniz http://www.milasdaydreams.blogspot.com/ a gözatın. İnanın harika bir sayfa.AŞK
Şems'in otuz sekizinci kuralı: "Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım?" diye sormak için hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün.Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa, yazık. Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli.
Elif Şafak - AŞK
9 Eylül 2010 Perşembe
1 Ağustos 2010 Pazar
Lipton Soft Casmhere
Sınırlı sayıda üretilen Lipton Soft Casmhere' i internetten alıp ödemesini Turkcell faturasınızla yapıyorsunuz. Sadece 20TL olan bu çayla ilgili detaylı bilgi olmak isterseniz http://www.liptonsoftcashmere.com/ adresine bir göz atın.10 Haziran 2010 Perşembe
İlişki Üzerine...
Öyle sürekli kafamıza kakıldığı gibi çok fazla ortak nokta olması gerekmiyor bir ilişkide bence .Aşık olmuşsun ya, en baba ortak nokta budur. Diğerleri sanki hep ezbere söylenen şeyler gibi geliyor bana. ılişkileri tüketiyoruz durduk yerde. Bir sürü fikirde çatışıyor olabilirsiniz, hatta ortak hobiniz de olmayabilir. Nedir bu “ortak bir hobiniz olsun!” baskısı hiç anlamıyorum zaten. Abi yok ortak hobim mobim... Hobiyi ortak yapacağız diye adamla boğaz boğaza mı geleyim! Zaten her daim vıcık vıcık dip dipe, onu da beraber yapalım, bunu da beraber yapalımcı bir insan değilim, olamam, sıkılırım. E karşı taraf nasıl sıkılmasın bu durumdan sizce? Bazı insanlar yemeğini, tatlısını paylaşır, ben yeşil eriğimi bile paylaşmak istemiyorum. Kitaplarımı da veremem. Çocuğuma bile kıyıp da veremedim kitabımı, benden sonra hepsi onların nasıl olsa... Herkes sırasını beklesin, değil mi ama? Benim bir hobim olsun, onun da bir hobisi olsun, hobilerimize saygımız olsun. Ben kendi hobimi yapar anlatırım, o kendininkini yapar anlatır. Anca beraber kanca beraber, insan sevdiği adama kıl kapar zaman içinde. Kendi başıma yapmak istediğim şeyleri kendi başıma yapabilmeyi seviyorum ben. Bir de beni böyle kabul ettiği için edeni...Beraber yapmak istediğimiz şeyler de var tabii... Ama sürekli değişiyorlar günden güne. Bilmem kaç sene önce yapmaktan hoşlandığımız şeylerden eser yok. ınsan neden “eskiden biz şöyle yapardık, böyle yapardık” diye dövünür de bugün yaptıklarını bakıp göremez sizce? Biz hep bardağın boş taraflarına bakmaya şartlandırılıyoruz belki de. Her olayda hemfikir olmak, emme basma tulumba misali birbirini onaylamak, her konuda birbirini haklı bulmak, her konuda paralel düşünmek biraz garip değil mi? Hani benim her dediğime “He!” dense, sıkılırım. “A be kardeşim senin hiç değişik fikrin yok mu?” diye sinir yaparım. Tartışmak iyi bir şey, kavga şiddete dönüşmedikçe... “Taraflar her zaman birbirlerine katılmak zorunda değildir” ilkesi benimsendikçe...Ben başka bir insanım, o başka bir insan; bizi güzel yapan uyumsuzluklarımızdan doğan çekicilik ve çeşitlilik değil mi? O öyle kalsın, ben de böyle...Birbirimizi olduğumuz gibi kabullenip, sevmediğimiz huylarımızla da dalga geçmeyi öğrensek keşke. Gülmeyi bilsek gülmeyi. Dalga geçmekle küçük düşürmek arasındaki farkı ayırdedebilsek. ıncitince özür dilemeyi öğrensek. Affetmenin gurursuzluk olmadığını erkenden keşfetsek!O tenis oynasın, ben koşayım. Ben aşk filmleri seveyim, o aksiyon.O her zaman tatlıya yer ayırsın midesinde, ben salatanın dibini saklayayım kendime.O sakin olsun, ben heyecanlı. O mantıklı olsun, ben hayalperest. O karamsar olsun, benim iyimserliğim eminim yedi sülalemize nasıl olsa yetecek.Kabul etmesin fikirlerimi, kavga edelim, barışması pek tatlı olur elbet. Bir ondan tadalım bir bundan. ıki farklı insan olarak kendimiz gibi kalalım. Becerilerimizi teşvik edecek kadar özgüvenli olup birbirimize cesaret aşılayalım. Sağımız solumuz klişe ve kalıp... Filmlerdeki ilişkilere benzeyeceğiz diye kendimizi şaşırdık. Bizim filmlerin sonu hep kötü biter oldu artık. Geçen gün kadın diyor ki dizide “Seninle sevişmek dışında en son ne zaman ortak bir şey yaptık”... Beni gülme tutuyor, “E bundan daha ortak ve daha güzel ne yapacaktın ki be kadın” diye... Nereye gidersen git, ne kadar kavga edersen et, ne kadar fikrin uyuşmazsa uyuşmasın, ne kadar ortak noktan olmazsa olmasın, dönüp gelip evine yatağına girmek istiyorsan eğer, vardır bir hikmet.Bir yastıkta kocamak için, o yatağa girip birbirine küsmeden, dokunarak uyumayı, sevişmeyi istemek her türlü klişeden önemli. Eskiden yataklar bu kadar büyük değilmiş hem... Karı koca dediğin birbirine değmeden zar zor o minik yatağa sığıp uyuyabilirmiş. Kavuşmak küçücük bir ev içinde, ona buna çaktırmadan amma büyük amaç imiş.Yataklarımız, evlerimiz büyü-dükçe aramızdaki mesafeler de büyüdü belki de. Siz yine de uzatın yatağın bir ucundan ayaklarınızı, birbirine değsinler sessizce. Gerisi gelecektir... Mutluluk bu kadar basit bence.
Yonca TOKBAŞ
14 Mayıs 2010 Cuma
Sweet Blog Ödülüm
Sevgili sessiz teyyare (Nevalciğim) ödülün için çok teşekkür ederim. Ben de bu ödülü beni izleyen ve izlediğim arkadaşlarıma gönderiyorum. Sevgiyle kalın.20 Şubat 2010 Cumartesi
Kıssadan Hisse
Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip :" Oğlum" der, "Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir."
Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar.
İlk önce bir bakkal dükkanına girer ve "Şunu kaça alırsınız?" diye sorar.
Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır, evirir çevirir : sonra "Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın" der.
İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği nesneye ancak beş lira vermeye razı olur.
Üçüncü olarak bir semerciye gider. Semerci nesneye şöyle bir bakar. "Bu der benim semerlere iyi süs olur bir on lira veririm."
En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindeki görünce yerinden fırlar. "Bu kadar değerli bir mücevheri nerden buldun? Buna ne kadar istiyorsun?" diye sorar.
Öğrenci sorar: "Siz ne kadar veriyorsunuz?"
Kuyumcu: "Ne istiyorsan veririm" der.
Öğrenci " hayır veremem" diye taşa doğru uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar: "Ne olur bunu bana satın evimi, dükkanımı hatta arsalarımın hepsini vereyim" Öğrenci emanet olduğunu,satmaya yetkili olmadığını ancak fiyatını öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker. Kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karışıktır. Böylesi karışık düşünceler içinde geri dönmeye başlar. Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak bir lira verenler diğer tarafta bu nesneyi mücevher diye isimlendirip ona sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olup hatta yalvaran kişiler.
Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçenleri anlatır.
Bilge sorar: "Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?"
Öğrenci: " Çok şaşkınım efendim,ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karma karışık" diye cevap verir.
Bilge hoca çok kısa cevap verir: "Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bileninin yanında kıymetlidir."
Mail kutuma gelen bu hikaye çok hoşuma gittiği için sizlerle paylaşmak istedim. Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden kuyumcular mutlaka vardır. Asıl mesele kuyumcuyu bulmaktadır.
5 Ocak 2010 Salı
Ben Mersinbalığıyım Ya Sen:)
Arkadaşlar bunlar Kızılderili burçlarıymış belki burcunu merak eden vardır?
22 Aralık – 19 Ocak
YABANKAZI
“Bilge, dingin, yardımsever bir lider!”
Uğurlu taşı: Kuvars
Rengi: Beyaz
• Evrenin tüm enerjisini kullanabilme yeteneği
• Sakin, dingin bir kişilik
• Olayları kavrama yeteneği
• Dikkatli, titiz ebeveyn
• Hata yapmamak için çok çalışma
• Arkadaşlık ve dostluk seçiminde çok dikkatli
• Sindirim sisteminde hassasiyet
• Büyük gelişimlere açık
• Morali bozukken çekingen ve içe kapanık
• Lider olma kabiliyeti
• Alışkanlık ve geleneklerine bağlı
• Ev hayatında düzenli ve özenli
• Arkadaşlarını ve çevresini geliştirmeye eğilimli
• Güçlü intikam duygusuna sahip
• Çok sayıda değişik işi ve görevi yürütebilme yeteneği
• Kusursuzluk tutkusu
• İnsanlar ve doğa ile kolayca uyum sağlama
• Dayanıklılık , bazen katılaşma
• Aydınlık ama ulaşılması zor bir kişilik
• Kusursuz bir bilge
20 Ocak – 18 Şubat
SUSAMURU
"Sevimli, cana yakın, iletişimi yüksek bir yardımsever!"
Uğurlu taşı: Gümüş
Rengi: Gümüş
• Arkadaşları tarafından sevilen, sayılan bir kişilik
• Duygularını saklamaya meyilli,
• Karşı koyulması zor,
• İştahlı, yemek yemeyi seven
• İyi bir baba, iyi bir eş,
• Akıllı, Cesur
• Esnek ve yardımsever
• Sosyal yardımlaşma konularına eğilimli,
• Güvenilir bir dost,
• Dalgın ve hayalci,
• Uzak ülkelere gitmeye eğilimli,
• İyi bir dert ortağı,
• Hassas noktası; Sinir sistemi
• Affedici,
• Güçlü bir içgüdü ve altıncı his,
• Tehlikeli durumlarda yanlış kararlar almaya eğilimli,
• Kendilerini başkalarının yerine koyabilme kabiliyeti,
• Aşırı korkusuzluk sonucu tehlikeli işler yapabilme,
• Sürekli yeni planlar yapma,
• İlk adımları atarken kararsız,
• Özgürlüğüne düşkün,
• Herkesle dost!
19 Şubat – 20 Mart
PUMA
"Kıvrak ve güzel bir duygu yumağı!"
Uğurlu Taşı: Firuze
Rengi: Mavi – Yeşil
• Kendi alanlarına ve özeline düşkün,
• Duygusal ama duygularını göstermeyen,
• Zor güvenen ve ihtiyatlı,
• Ruhsal bir avcı,
• Evine düşkün,
• Yalnızlık duygusu güçlü,
• Sezgileri yüksek,
• Kıvrak zekalı,
• Doğru olanı yaptıkları konusunda güvenceye ihtiyaç duyan,
• Sevecen, neşeli bir ebeveyn,
• Hareketli,
• Duyarlı,
• Uysal,
• Akıl almaz bir düşgücü,
• Hassas nokta: Mide – Bağırsak,
• Köşeye sıkıştıklarında kavgacı ve atik,
• Güvendiklerine tüm yüreği ile sevgi gösterme,
• Anlaşılması zor, gizemli,
• Güçlü sezgiler,
• Duyguları baskı altında tutma eğilimi,
• Atik bir ruhsal koşucu,
• Başkalarının göremediğini gören,
• Romantik.
21 Mart – 19 Nisan
ALADOĞAN
"Görkemli ve büyüleyici bir iyilik sembolü!"
Uğurlu Taşı: Opalin
Rengi: Sarı
. Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji,
• Daldan dala atlayan,
• Hızlı gelişme, değişme kapasitesi,
• Düşünce ve duygularında çok açık,
• Açıksözlü ama bazen patavatsız,
• Yalana ve yalancılığa tahammülü olmayan,
• Korkusuz,
• İleri görüşlü,
• Kızgın olduklarında saldırgan ve çok tehlikeli,
• Bağımsız,
• Kolayca dikkati dağılan,
• Enerjilerini yönlendirmeye başaranlar için iyi bir yönetici,
• Sağlam bünyeli,
• Hassas Nokta; Baş bölgesi, sık baş ağrısı,
• Herkesle anlaşan,
• Doyumsuz bir güç ve enerji isteği,
• Yeryüzü işlerine aşırı eğilim,
• Dost ve adil bir ebeveyn,
• Çoşkulu,
• Heyecanlı,
• Arkadaş yanlısı, geniş bir çevre,
• İletişim gücü yüksek,
• Pırıltılı,
• Etkileyici,
• Hayır demesi zor!
20 Nisan – 20 Mayıs
KUNDUZ
"Herkese yaşam gücü ve tadı veren denge merkezleri!"
Uğurlu taşı: Krisokol
Rengi: Mavi
• Dengeli, ağırbaşlı,
• Değişimi sevmeyen,
• Planlı,
• Eşyalarına düşkün,
• Bir işi yaptığı zaman hem güzel hem yararlı olmasına çalışan,
• Fiziksel olarak çok güçlü,
• Sürekli barışı arayan ve barış ortamlarını tercih eden,
• Toprağa, köke bağlı önem veren,
• El becerileri yüksek,
• Her türlü fiziksel ortama uyum sağlayan,
• Kendi rahatı ve huzuru için çevreyi düzenleyen,
• Tek boyutlu düşünceye kolayca kayabilen,
• Sessiz, sakin,
• Güven duymadıkları zaman geride kalıp dinleyen,
• Sinirlenince yıkıcı,
• Suyla ilgilenmekten hoşlanan,
• İşleri sürtüşmesiz, uyumlu hale getirmeyi başaran,
• Maddi alanda güvenceyi seven,
• Evliliği ciddiye alan ve eşine sadık olan,
• Tutarlı ve dengeli ilişkileri tercih eden,
• İç huzura önem veren,
• Kararlı ve dirençli ama bir o kadar da tehlikeli!
21 Mayıs – 20 Haziran
GEYİK
"Çekici, hareketli, duyarlı bir şifacı!"
Uğurlu taşı: Akik
Rengi: Beyaz – Yeşil
• Hareketi seven,
• Aynı anda birkaç işi yapabilen,
• Durmadan bir düşünceden ötekisine geçen,
• Çok uyanık ve zeki,
• Koruma içgüdüsü fazlası ile gelişmiş,
• Güzel olan her şeyi seven,
• İlişkilerinde fiziksel görünüme önem veren,
• Sanatçı kişilikli,
• Yeni buluşlara meraklı,
• Yeni tatlar, yeni yerler görmeyi seven, maceracı,
• Gülmeyi seven bir kahkaha makinesi,
• Monogamist ilişkilere yatkın olmayan,
• Sevgi dolu bir ana-baba,
• En küçük işte bile güzellik yaratabilen,
• Hassas nokta: Damar tıkanıklıkları,
• Kalıcı ilişkileri olması gereken,
• Sevinmeyi ve sevinç duygusunu çok önemseyen,
• Yaratıcı,
• Konuşkan,
• Dünyanın tüm güzelliklerini görebilen,
• Duyarlı,
• Keyif almayı bilen,
• Maceracı!
21 Haziran – 22 Temmuz
AĞAÇKAKAN
"Aile ortamlarının ve sevginin vazgeçilmez merkezi!"
Uğurlu Taşı: Kırmızı Akik
Rengi: Pembe
• Gizemli yetenekleri olan,
• Dengeli ortam ve dengeli durumları tercih eden,
• Olayların iç yüzünü kolayca kavrayan,
• Korunaklı yuvalar isteyen,
• Muhakkak sevdikleri bir eşe ihtiyaç duyan,
• Düzenli, iyi ilişkiler kuran,
• Çok hırslı,
• Anaç, evcimen,
• Sevmeyi ve sevilmeyi çok önemseyen,
• Yardımsever,
• Dinsel ve mistik eğilimleri olan,
• Uzak çevreye kadar herkesle ilişki içerisinde olan,
• Uyumlu,
• Güven duygusuna önem veren,
• Çabuk korkan,
• Milliyetçilik duyguları güçlü olan,
• Maddi güvence olmayınca mutsuz olan,
• Hassas Nokta; İç hastalıkları,
• Yaşamda her zaman ruhsal bir amaç arayan,
• Huzursuz olunca hastalanma eğilimine sahip,
• Sağlam ve güvenilir bir dost!
23 Temmuz – 22 Ağustos
MERSİNBALIĞI
"Gösterişli, bağımsız, sevilen, keskin görüşlü bir fırtına!"
Uğurlu Taşı: Gröna Demir
Rengi: Kırmızı
• Soylu, görkemli düşünmeyi seven,
• Dost ama alaycı,
• Gerçek duygularını saklayan,
• Hassas nokta; Soğuk algınlığı, boğaz ağrısı, hazımsızlık,
• Çok cesur,
• Başkalarının kendilerine verdiği acıyı unutmayan,
• Başkalarına duygusal çözümler sağlamayı seven,
• Liderlik duyguları çok güçlü,
• Egemenlik kurmayı seven,
• Bazen kibirli,
• Çok zeki, uyanık ve hareketli,
• Çocuklarına karşı korumacı,
• Tükenmez bir güç kaynağı ve ruhsal derinlik,
• Çok sağlam bir korunma zırhı,
• Okumaya meraklı,
• Haksever, iyi niyetli bir yönetici,
• Hırçın davranışların altında yumuşak ve kırılgan bir yürek,
• Acılarını, dertlerini asla göstermeyen,
• Psikolojik ve fiziksel sıkıntıları kolayca çözümleyebilme yeteneği,
• Başka insanların üzerinde güçlü etkiler yaratan,
• Beklenmedik, hesapsız öfke patlamaları olan,
• İyi yürekli, duyarlı kişiler!
23 Ağustos – 22 Eylül
BOZAYI
"Çözümlemeci ve mantıklı düşünme yeteneği olan bir organizatör!"
Uğurlu Taşı: Ametist
Rengi: Erguvan
• Mantıklı,
• Adalet duygusu güçlü olan,
• Yalana karşı hassas ve hemen hisseden,
• Öfkesini soğukkanlı ve hesaplı bir şekilde gösteren,
• Konuşmayı seven,
• Aynı zamanda uzun süre suskun kalabilen,
• Korkutucu bir düşman,
• Somut aleme ve lükse meraklı,
• Akıllarına koydukları zor, kolay her şeyi yapabilen,
• Sorumluluk duygusu çok güçlü,
• Sinirli ama sevecen bir ana-baba,
• Temiz, titiz,
• Disiplinli ve düzenli,
• Uyumlu ama çekingen,
• Aldatılmaya tahammülü olmayan,
• Sorunları kolayca çözebilen,
• Zayıf olan herşeyi küçümseyen,
• Ruhsal gelişim konusunda desteğe ihtiyaç duyan,
• Yemeğe düşkün ama rejimi de seven,
• Hekimlik, yönetim ve savunma konularına meyilli,
• Hassas Nokta; Mide, bağırsak ve kalp,
• Tasarıları ve düşüncelerinin bozulmasına asla izin vermeyen,
• Dürüst ve etkin bir kişiklik!
23 Eylül – 23 Ekim
KARGA
"Özveri, nezaket ve kararlılığın mükemmel bir bileşimi!"
Uğurlu Taşı: Jasper
Rengi: Kahverengi
. Yardımsever,
• Doğa ile ilişkide olmayı seven,
• Ani, beklenmedik manevralar yapabilen,
• İç dengeleri bozulmazsa uzun süre çalışabilen,
• Ruhsal alanda çok rahat olan,
• Hayattan zevk almayı bilen,
• Küçük şeylerden mutlu olan,
• Her şeyin iyi ve kötü yanını kolayca görebilen,
• Çelişkili,
• Her türlü düşünce ve akımı izleyip öğrenmek isteyen,
• Sevdiklerine karşı aşırı korumacı hatta yıkıcı,
• Kendilerini bulmak için zamana ihtiyaç duyan,
• Hayvanlara düşkün,
• Evine özenen, zevkli, dekorasyona meraklı,
• Güzel şeyleri seven,
• Estetiğe düşkün,
• Kendilerini bulmakta bazen zorluk çeken,
• Çok sevimli,
• Çok fedakar bir ebeveyn,
• Kucaklanmayı ve öpücüğü seven,
• Güven vermeyi ve güven kazanmayı seven ve kolayca öğrenen,
• Hayatı dolaysız ve yoğun yaşayan,
• Güzel ve yakışıklı insanlardır!
24 Ekim – 21 Kasım
YILAN
"Ruhsal güçleri çok yüksek duyarlı insanlar!"
Uğurlu taşı: Bakır – Malahit
Rengi: Turuncu
• Ruhsal seslere karşı duyarlı
• Uğraştıkları işte başarılı,
• Kendi söylediklerini benimseten,
• İlişki kurdukları şeyleri dönüştürme yeteneği,
• Tükenmez bir enerji,
• İyileştirici güçlere sahip,
• Hassas Nokta: Karın ağrısı,
• Çevrelerine yardımcı olma yeteneği,
• Bazen dar kafalı,
• Karar verme aşamasında yardım almayı sevmeyen,
• Aydın bir kişiliğe sahip,
• Çatal dilli,
• Soğukkanlı,
• Çok gizemli,
• Ketum,
• Kusursuz ,
• Etrafa kolayca uyum sağlayan,
• Çocuklarına yetki vermeyi seven,
• Kendi özlerini değiştirebilme gücü,
• Saklı işler çevirmeyi seven,
• Çok çekici,
• Dokunma ve titreşimlere olağanüstü duyarlı,
• Farklı bir kişilik!
22 Kasım – 21 Aralık
WAPİTİ
"Yeniden doğan veya yeniden doğurabilecek bir güç simgesi!"
Uğurlu Taşı: Obsidiyen
Rengi: Siyah
• Parlak, saydam yapılı bir kişilik,
• Sık sık ikilem yaşayan,
• Yaşamları boyunca bıçak sırtında yürüyen,
• Dış etkilerden gerçek özleri çıkarmayı çok iyi beceren,
• Yumuşak ama güçlü bir yapıya sahip,
• Çevrelerine karşı antiseptik bir etkiye sahip olan,
• Çok güçlü bir adalet duygusuna sahip,
• Güçlü içgüdüleri olan,
• Ruhsal düğümleri kolayca çözebilen,
• Yükseklere tırmanmayı başarabilen,
• Sağlam içgüdüleri olan,
• Yakın ilişki kurmaktan çekinen,
• Sıcak kalpli, sevgi dolu olabilen,
• Fikirlerinden asla caymayan, kendi bildiğini okuyan,
• Bazen aşırı cesur,
• Erkenden olgunlaşan,
• Çabuk öğrenen,
• Öfke nöbetleri geçirebilen,
• Kazandıkları bilgileri herkesle paylaşan,
• Gururlu,
• Saygı ve sevgi uyandıran, neşeli Wapiti’ler!
22 Aralık – 19 Ocak
YABANKAZI
“Bilge, dingin, yardımsever bir lider!”
Uğurlu taşı: Kuvars
Rengi: Beyaz
• Evrenin tüm enerjisini kullanabilme yeteneği
• Sakin, dingin bir kişilik
• Olayları kavrama yeteneği
• Dikkatli, titiz ebeveyn
• Hata yapmamak için çok çalışma
• Arkadaşlık ve dostluk seçiminde çok dikkatli
• Sindirim sisteminde hassasiyet
• Büyük gelişimlere açık
• Morali bozukken çekingen ve içe kapanık
• Lider olma kabiliyeti
• Alışkanlık ve geleneklerine bağlı
• Ev hayatında düzenli ve özenli
• Arkadaşlarını ve çevresini geliştirmeye eğilimli
• Güçlü intikam duygusuna sahip
• Çok sayıda değişik işi ve görevi yürütebilme yeteneği
• Kusursuzluk tutkusu
• İnsanlar ve doğa ile kolayca uyum sağlama
• Dayanıklılık , bazen katılaşma
• Aydınlık ama ulaşılması zor bir kişilik
• Kusursuz bir bilge
20 Ocak – 18 Şubat
SUSAMURU
"Sevimli, cana yakın, iletişimi yüksek bir yardımsever!"
Uğurlu taşı: Gümüş
Rengi: Gümüş
• Arkadaşları tarafından sevilen, sayılan bir kişilik
• Duygularını saklamaya meyilli,
• Karşı koyulması zor,
• İştahlı, yemek yemeyi seven
• İyi bir baba, iyi bir eş,
• Akıllı, Cesur
• Esnek ve yardımsever
• Sosyal yardımlaşma konularına eğilimli,
• Güvenilir bir dost,
• Dalgın ve hayalci,
• Uzak ülkelere gitmeye eğilimli,
• İyi bir dert ortağı,
• Hassas noktası; Sinir sistemi
• Affedici,
• Güçlü bir içgüdü ve altıncı his,
• Tehlikeli durumlarda yanlış kararlar almaya eğilimli,
• Kendilerini başkalarının yerine koyabilme kabiliyeti,
• Aşırı korkusuzluk sonucu tehlikeli işler yapabilme,
• Sürekli yeni planlar yapma,
• İlk adımları atarken kararsız,
• Özgürlüğüne düşkün,
• Herkesle dost!
19 Şubat – 20 Mart
PUMA
"Kıvrak ve güzel bir duygu yumağı!"
Uğurlu Taşı: Firuze
Rengi: Mavi – Yeşil
• Kendi alanlarına ve özeline düşkün,
• Duygusal ama duygularını göstermeyen,
• Zor güvenen ve ihtiyatlı,
• Ruhsal bir avcı,
• Evine düşkün,
• Yalnızlık duygusu güçlü,
• Sezgileri yüksek,
• Kıvrak zekalı,
• Doğru olanı yaptıkları konusunda güvenceye ihtiyaç duyan,
• Sevecen, neşeli bir ebeveyn,
• Hareketli,
• Duyarlı,
• Uysal,
• Akıl almaz bir düşgücü,
• Hassas nokta: Mide – Bağırsak,
• Köşeye sıkıştıklarında kavgacı ve atik,
• Güvendiklerine tüm yüreği ile sevgi gösterme,
• Anlaşılması zor, gizemli,
• Güçlü sezgiler,
• Duyguları baskı altında tutma eğilimi,
• Atik bir ruhsal koşucu,
• Başkalarının göremediğini gören,
• Romantik.
21 Mart – 19 Nisan
ALADOĞAN
"Görkemli ve büyüleyici bir iyilik sembolü!"
Uğurlu Taşı: Opalin
Rengi: Sarı
. Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji,
• Daldan dala atlayan,
• Hızlı gelişme, değişme kapasitesi,
• Düşünce ve duygularında çok açık,
• Açıksözlü ama bazen patavatsız,
• Yalana ve yalancılığa tahammülü olmayan,
• Korkusuz,
• İleri görüşlü,
• Kızgın olduklarında saldırgan ve çok tehlikeli,
• Bağımsız,
• Kolayca dikkati dağılan,
• Enerjilerini yönlendirmeye başaranlar için iyi bir yönetici,
• Sağlam bünyeli,
• Hassas Nokta; Baş bölgesi, sık baş ağrısı,
• Herkesle anlaşan,
• Doyumsuz bir güç ve enerji isteği,
• Yeryüzü işlerine aşırı eğilim,
• Dost ve adil bir ebeveyn,
• Çoşkulu,
• Heyecanlı,
• Arkadaş yanlısı, geniş bir çevre,
• İletişim gücü yüksek,
• Pırıltılı,
• Etkileyici,
• Hayır demesi zor!
20 Nisan – 20 Mayıs
KUNDUZ
"Herkese yaşam gücü ve tadı veren denge merkezleri!"
Uğurlu taşı: Krisokol
Rengi: Mavi
• Dengeli, ağırbaşlı,
• Değişimi sevmeyen,
• Planlı,
• Eşyalarına düşkün,
• Bir işi yaptığı zaman hem güzel hem yararlı olmasına çalışan,
• Fiziksel olarak çok güçlü,
• Sürekli barışı arayan ve barış ortamlarını tercih eden,
• Toprağa, köke bağlı önem veren,
• El becerileri yüksek,
• Her türlü fiziksel ortama uyum sağlayan,
• Kendi rahatı ve huzuru için çevreyi düzenleyen,
• Tek boyutlu düşünceye kolayca kayabilen,
• Sessiz, sakin,
• Güven duymadıkları zaman geride kalıp dinleyen,
• Sinirlenince yıkıcı,
• Suyla ilgilenmekten hoşlanan,
• İşleri sürtüşmesiz, uyumlu hale getirmeyi başaran,
• Maddi alanda güvenceyi seven,
• Evliliği ciddiye alan ve eşine sadık olan,
• Tutarlı ve dengeli ilişkileri tercih eden,
• İç huzura önem veren,
• Kararlı ve dirençli ama bir o kadar da tehlikeli!
21 Mayıs – 20 Haziran
GEYİK
"Çekici, hareketli, duyarlı bir şifacı!"
Uğurlu taşı: Akik
Rengi: Beyaz – Yeşil
• Hareketi seven,
• Aynı anda birkaç işi yapabilen,
• Durmadan bir düşünceden ötekisine geçen,
• Çok uyanık ve zeki,
• Koruma içgüdüsü fazlası ile gelişmiş,
• Güzel olan her şeyi seven,
• İlişkilerinde fiziksel görünüme önem veren,
• Sanatçı kişilikli,
• Yeni buluşlara meraklı,
• Yeni tatlar, yeni yerler görmeyi seven, maceracı,
• Gülmeyi seven bir kahkaha makinesi,
• Monogamist ilişkilere yatkın olmayan,
• Sevgi dolu bir ana-baba,
• En küçük işte bile güzellik yaratabilen,
• Hassas nokta: Damar tıkanıklıkları,
• Kalıcı ilişkileri olması gereken,
• Sevinmeyi ve sevinç duygusunu çok önemseyen,
• Yaratıcı,
• Konuşkan,
• Dünyanın tüm güzelliklerini görebilen,
• Duyarlı,
• Keyif almayı bilen,
• Maceracı!
21 Haziran – 22 Temmuz
AĞAÇKAKAN
"Aile ortamlarının ve sevginin vazgeçilmez merkezi!"
Uğurlu Taşı: Kırmızı Akik
Rengi: Pembe
• Gizemli yetenekleri olan,
• Dengeli ortam ve dengeli durumları tercih eden,
• Olayların iç yüzünü kolayca kavrayan,
• Korunaklı yuvalar isteyen,
• Muhakkak sevdikleri bir eşe ihtiyaç duyan,
• Düzenli, iyi ilişkiler kuran,
• Çok hırslı,
• Anaç, evcimen,
• Sevmeyi ve sevilmeyi çok önemseyen,
• Yardımsever,
• Dinsel ve mistik eğilimleri olan,
• Uzak çevreye kadar herkesle ilişki içerisinde olan,
• Uyumlu,
• Güven duygusuna önem veren,
• Çabuk korkan,
• Milliyetçilik duyguları güçlü olan,
• Maddi güvence olmayınca mutsuz olan,
• Hassas Nokta; İç hastalıkları,
• Yaşamda her zaman ruhsal bir amaç arayan,
• Huzursuz olunca hastalanma eğilimine sahip,
• Sağlam ve güvenilir bir dost!
23 Temmuz – 22 Ağustos
MERSİNBALIĞI
"Gösterişli, bağımsız, sevilen, keskin görüşlü bir fırtına!"
Uğurlu Taşı: Gröna Demir
Rengi: Kırmızı
• Soylu, görkemli düşünmeyi seven,
• Dost ama alaycı,
• Gerçek duygularını saklayan,
• Hassas nokta; Soğuk algınlığı, boğaz ağrısı, hazımsızlık,
• Çok cesur,
• Başkalarının kendilerine verdiği acıyı unutmayan,
• Başkalarına duygusal çözümler sağlamayı seven,
• Liderlik duyguları çok güçlü,
• Egemenlik kurmayı seven,
• Bazen kibirli,
• Çok zeki, uyanık ve hareketli,
• Çocuklarına karşı korumacı,
• Tükenmez bir güç kaynağı ve ruhsal derinlik,
• Çok sağlam bir korunma zırhı,
• Okumaya meraklı,
• Haksever, iyi niyetli bir yönetici,
• Hırçın davranışların altında yumuşak ve kırılgan bir yürek,
• Acılarını, dertlerini asla göstermeyen,
• Psikolojik ve fiziksel sıkıntıları kolayca çözümleyebilme yeteneği,
• Başka insanların üzerinde güçlü etkiler yaratan,
• Beklenmedik, hesapsız öfke patlamaları olan,
• İyi yürekli, duyarlı kişiler!
23 Ağustos – 22 Eylül
BOZAYI
"Çözümlemeci ve mantıklı düşünme yeteneği olan bir organizatör!"
Uğurlu Taşı: Ametist
Rengi: Erguvan
• Mantıklı,
• Adalet duygusu güçlü olan,
• Yalana karşı hassas ve hemen hisseden,
• Öfkesini soğukkanlı ve hesaplı bir şekilde gösteren,
• Konuşmayı seven,
• Aynı zamanda uzun süre suskun kalabilen,
• Korkutucu bir düşman,
• Somut aleme ve lükse meraklı,
• Akıllarına koydukları zor, kolay her şeyi yapabilen,
• Sorumluluk duygusu çok güçlü,
• Sinirli ama sevecen bir ana-baba,
• Temiz, titiz,
• Disiplinli ve düzenli,
• Uyumlu ama çekingen,
• Aldatılmaya tahammülü olmayan,
• Sorunları kolayca çözebilen,
• Zayıf olan herşeyi küçümseyen,
• Ruhsal gelişim konusunda desteğe ihtiyaç duyan,
• Yemeğe düşkün ama rejimi de seven,
• Hekimlik, yönetim ve savunma konularına meyilli,
• Hassas Nokta; Mide, bağırsak ve kalp,
• Tasarıları ve düşüncelerinin bozulmasına asla izin vermeyen,
• Dürüst ve etkin bir kişiklik!
23 Eylül – 23 Ekim
KARGA
"Özveri, nezaket ve kararlılığın mükemmel bir bileşimi!"
Uğurlu Taşı: Jasper
Rengi: Kahverengi
. Yardımsever,
• Doğa ile ilişkide olmayı seven,
• Ani, beklenmedik manevralar yapabilen,
• İç dengeleri bozulmazsa uzun süre çalışabilen,
• Ruhsal alanda çok rahat olan,
• Hayattan zevk almayı bilen,
• Küçük şeylerden mutlu olan,
• Her şeyin iyi ve kötü yanını kolayca görebilen,
• Çelişkili,
• Her türlü düşünce ve akımı izleyip öğrenmek isteyen,
• Sevdiklerine karşı aşırı korumacı hatta yıkıcı,
• Kendilerini bulmak için zamana ihtiyaç duyan,
• Hayvanlara düşkün,
• Evine özenen, zevkli, dekorasyona meraklı,
• Güzel şeyleri seven,
• Estetiğe düşkün,
• Kendilerini bulmakta bazen zorluk çeken,
• Çok sevimli,
• Çok fedakar bir ebeveyn,
• Kucaklanmayı ve öpücüğü seven,
• Güven vermeyi ve güven kazanmayı seven ve kolayca öğrenen,
• Hayatı dolaysız ve yoğun yaşayan,
• Güzel ve yakışıklı insanlardır!
24 Ekim – 21 Kasım
YILAN
"Ruhsal güçleri çok yüksek duyarlı insanlar!"
Uğurlu taşı: Bakır – Malahit
Rengi: Turuncu
• Ruhsal seslere karşı duyarlı
• Uğraştıkları işte başarılı,
• Kendi söylediklerini benimseten,
• İlişki kurdukları şeyleri dönüştürme yeteneği,
• Tükenmez bir enerji,
• İyileştirici güçlere sahip,
• Hassas Nokta: Karın ağrısı,
• Çevrelerine yardımcı olma yeteneği,
• Bazen dar kafalı,
• Karar verme aşamasında yardım almayı sevmeyen,
• Aydın bir kişiliğe sahip,
• Çatal dilli,
• Soğukkanlı,
• Çok gizemli,
• Ketum,
• Kusursuz ,
• Etrafa kolayca uyum sağlayan,
• Çocuklarına yetki vermeyi seven,
• Kendi özlerini değiştirebilme gücü,
• Saklı işler çevirmeyi seven,
• Çok çekici,
• Dokunma ve titreşimlere olağanüstü duyarlı,
• Farklı bir kişilik!
22 Kasım – 21 Aralık
WAPİTİ
"Yeniden doğan veya yeniden doğurabilecek bir güç simgesi!"
Uğurlu Taşı: Obsidiyen
Rengi: Siyah
• Parlak, saydam yapılı bir kişilik,
• Sık sık ikilem yaşayan,
• Yaşamları boyunca bıçak sırtında yürüyen,
• Dış etkilerden gerçek özleri çıkarmayı çok iyi beceren,
• Yumuşak ama güçlü bir yapıya sahip,
• Çevrelerine karşı antiseptik bir etkiye sahip olan,
• Çok güçlü bir adalet duygusuna sahip,
• Güçlü içgüdüleri olan,
• Ruhsal düğümleri kolayca çözebilen,
• Yükseklere tırmanmayı başarabilen,
• Sağlam içgüdüleri olan,
• Yakın ilişki kurmaktan çekinen,
• Sıcak kalpli, sevgi dolu olabilen,
• Fikirlerinden asla caymayan, kendi bildiğini okuyan,
• Bazen aşırı cesur,
• Erkenden olgunlaşan,
• Çabuk öğrenen,
• Öfke nöbetleri geçirebilen,
• Kazandıkları bilgileri herkesle paylaşan,
• Gururlu,
• Saygı ve sevgi uyandıran, neşeli Wapiti’ler!
5 Aralık 2009 Cumartesi
1 Kadın 1 Erkek

İki kişilik süper bi dizi değil, sitcom değil, skeç değil ayyyy ne bileyim işte bi program. Demet Evgar ve Emre Karayel' in iki nişanlıyı canlandırdığı bu programda öyle diğer dizilerdeki gibi aşk,entrika,keder,gözyaşı yok acayip keyifli ve eğlenceli, gündelik senin benim hayatım gibi...
(dikkat: 13 yaş ve üzeri) dvdsi çıkmış izlemeyenler varsa mutlaka izlesinnnnnn. (digiturk 23 kanal -türkmax'ta)
27 Kasım 2009 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



